<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>911 Arama Kurtarma &#187; İlgili</title>
	<atom:link href="http://www.911aramakurtarma.org/arama/ilgili/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.911aramakurtarma.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 13:37:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Rusya&#8217;da &#8216;Uçan Eşek&#8217; Bulundu, Olayla İlgili İnceleme Başlatıldı</title>
		<link>http://www.911aramakurtarma.org/rusyada-ucan-esek-bulundu-olayla-ilgili-inceleme-baslatildi.html</link>
		<comments>http://www.911aramakurtarma.org/rusyada-ucan-esek-bulundu-olayla-ilgili-inceleme-baslatildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 18:25:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başlatıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[Geçti]]></category>
		<category><![CDATA[İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu-sen]]></category>
		<category><![CDATA[Olayla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.911aramakurtarma.org//?p=774</guid>
		<description><![CDATA[Rusya'nın Krasnadar bölgesi Azak Denizi kıyısında balonla uçurulan eşek, polisin araştırmaları sonucunda bulundu. Eşek ve sahibinin kayıplara karışması nedeni ile dava açılamayan 'hayvanlık suçu' olayı ile ilgili savcılık inceleme başlattı. 
<br />
<br />        Polis sözcüsü Ria Novosti haber ajansına yaptığı açıklamada kayıp eşek ve sahibinin bulunduğunu doğruladı. Sözcü, "Eşeği bulduk, dişi bir eşek. Veterinerler inceleme yaptı, suçlular cezalandırılacak." bilgisini verdi.
<br />
<br />       Bölge sözcüsü İgor Jelyabin veterinerlerin eşek üzerindeki incelemeleri yaptığını, fiziki olarak eşekte herhangi bir rahatsızlık bulunmadığın]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya&#8217;nın Krasnadar bölgesi Azak Denizi kıyısında balonla uçurulan eşek, polisin araştırmaları sonucunda bulundu. Eşek ve sahibinin kayıplara karışması nedeni ile dava açılamayan &#8216;hayvanlık suçu&#8217; olayı ile ilgili savcılık inceleme başlattı. </p>
<p>        Polis sözcüsü Ria Novosti haber ajansına yaptığı açıklamada kayıp eşek ve sahibinin bulunduğunu doğruladı. Sözcü, &#8220;Eşeği bulduk, dişi bir eşek. Veterinerler inceleme yaptı, suçlular cezalandırılacak.&#8221; bilgisini verdi.</p>
<p>       Bölge sözcüsü İgor Jelyabin veterinerlerin eşek üzerindeki incelemeleri yaptığını, fiziki olarak eşekte herhangi bir rahatsızlık bulunmadığın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.911aramakurtarma.org/rusyada-ucan-esek-bulundu-olayla-ilgili-inceleme-baslatildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genelkurmay, İçişleri Bakanlığı&#8217;nın Emasya ile İlgili Değişiklik Teklifini Kabul Etmemiş (Özel)</title>
		<link>http://www.911aramakurtarma.org/genelkurmay-icisleri-bakanliginin-emasya-ile-ilgili-degisiklik-teklifini-kabul-etmemis-Ozel.html</link>
		<comments>http://www.911aramakurtarma.org/genelkurmay-icisleri-bakanliginin-emasya-ile-ilgili-degisiklik-teklifini-kabul-etmemis-Ozel.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 08:05:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Emasya]]></category>
		<category><![CDATA[Etmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu-sen]]></category>
		<category><![CDATA[Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Teklifini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.911aramakurtarma.org//?p=451</guid>
		<description><![CDATA[Balyoz darbe planında müdahale aracı olarak görüldüğü ortaya çıkan EMASYA direktifi ile ilgili tartışmalar devam ederken, protokolle ilgili yeni bilgiler ortaya çıkıyor. 
<br />
<br />Yıllardır devlet sırrı gibi saklanan protokol daha önce Genelkurmay ile İçişleri Bakanlığı arasında da ihtilaf konusu olmuş. İçişleri Bakanlığı'nın, 2005 yılında protokolün değiştirilmesi yönünde Genelkurmay Başkanlığı'na teklifte bulunduğu ancak Genelkurmay'ın terör olaylarını bahane göstererek bu talebi geri çevirdiği ortaya çıktı. 
<br />
<br />Bu durum mülkiye müfettişlerinin 27.02.2005 tarih ve 82/8 sayılı araştırma raporunda açıkça belertiliyor. 2 <!--more-->8 Şubat muhtırasının ardından hazırlanan ve defalarca kapsamı genişletilerek bugüne gelen protokolün 5442 sayılı İl Kanunu'nun çizdiği sınıra aykırı olarak alan genişlemesi yapıldığı görüldüğü ifade ediliyor. 
<br />
<br />Yasanın uygulama esaslarını ayrıntılarıyla düzenlediği ve hakkında ayrıca herhangi bir düzenleyici işlem çıkarılmasına gerek görmediği bir ilde çıkan olaylar konusunda, kendiliğinden hareket edilerek başka bir düzenleme getirilmesinin yetki yönünden 5442 sayılı Kanun'un 11/D maddesine aykırı olduğu değerlendiriliyor.
<br />
<br />KENDİLİĞİNDEN HARAKET VE EMİR KOMUTA KONUSU 
<br />
<br />27 maddelik protokolün en çok eleştirilen maddeleri ise EMASYA komutanlıklarının mülki amirlerin yardım talebi olmaksızın olaylara müdahale edebilmesine imkan veren 9. maddesi ile protokolde sivil ve askeri kuvvetler arasındaki emir ve komuta ilişkilerini düzenleyen 14. ve 16. madde hükümleri; sanki herhangi bir suretle askeri birliklerden yardım istenilmesi halinde, bölgede aynı konuda görev yapan polis ya da jandarma kuvvetlerinin vali tarafından askeri birliklerle ortak görev yapmak üzere görevlendirilip görevlendirilmediklerine bakılmaksızın otomatik olarak yardıma gelen askeri birlik komutanının emrine gireceği şeklinde düzenleyen maddeleri eleştiriliyor. 
<br />
<br />Raporun ilgili bölümü şöyle: "5442 sayılı Kanun'a yetki, şekil, konu ve maksat yönlerinden aykırı düşmekte, hatta bu yasanın getirdiği düzenlemeyi bütünüyle geçersiz kılmaktadır. Askeri birliklerin güvenlik kuvvetleriyle bastırılamayacak çaptaki olaylara müdahale etmelerinin, ancak valilerin yardım istemeleri durumunda söz konusu olabileceği 5442 Sayılı Yasa'nın 11/D fıkrasında herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak bir biçimde belirtilmiştir. Yine belli bir olaya müdahale konusunda askeri birliklerle polis ya da jandarma kuvvetlerinin birlikte görev yapıp yapmayacakları hususu valinin takdirinde olup, askeri ve sivil kuvvetlerin aynı olayla ilgili de olsa ayrı ayrı görevlendirilmeleri durumunda, polis veya jandarma güçlerinin kaçınılmaz olarak askeri birliğin komutasına girmesini öngören düzenlemeler 5442 sayılı Kanuna aykırı düşmektedir." 
<br />
<br />Protokolle ayrıca iç güvenlikten birinci derecede sorumlu olan İçişleri Bakanlığı'nı bir tarafa bırakılarak, hükümeti bilgilendirme görevini Genelkurmay Başkanlığı İç Güvenlik Harekat Merkezi'ne verilmesinin İçişleri Bakanlığı'nın dışlanması anlamına geldiği belirtiliyor. 
<br />
<br />GENELKURMAY TALEBİ REDDETMİŞ 
<br />
<br />Raporda, uyulamadan duyulan rahatsızlık nedeniyle İçişleri Bakanlığı Genelkurmay'dan protokolün değiştirilmesini istiyor. Yeni esasları düzenleyen taslak bir metin görüş ve değerlendirmelerinin alınması amacıyla 04.03.2005 gün ve 1348 sayılı yazıyla Genelkurmay Başkanlığı'na gönderiliyor. Ancak Genelkurmay Başkanlığı, 8 buçuk ay sonra 21.11.2005 gün ve 3631178 sayılı cevabi yazısında terörü bahane ederek teklifi geri çeviriyor: "Gerek hazırlanış tekniği gerekse içerdiği ayrıntılar nedeniyle, yürürlükteki protokolün, Kanunun öngördüğü amaca daha fazla hizmet ettiği, buna karşılık yeni taslağın bu açıdan yeterli olmadığı kıymetlendirilmektedir EMASYA direktifinde askeri birlikler ile mülki makamlar ve kolluk kuvvetleri arasındaki işbirliği ve koordinasyon hususlarına daha fazla açıklık getirilmiştir. Ayrıca, <u>PKK</u> terör örgütünün, yurt içindeki terörist sayısında ve eylemlerindeki artış ile terör örgütü yandaşlarınca düzenlenen son zamanlardaki kanunsuz gösterilerde yaşanan olaylar dikkate alındığında, önümüzdeki günlerde, güvenlik güçlerinin toplumsal olaylar ve terör olayları ile daha sık karşılaşılabileceği kıymetlendirilmektedir. Bu gerekçelerle; etkin olarak uygulanan ve bu güne kadar herhangi bir sıkıntı ile karşılaşılmayan 1997 tarihli Protokolün, bu aşamada değiştirilmesinin gerekli olmadığı, ileride terörün gündemden çıkması durumunda, Protokolün güncellenmesine ihtiyaç duyulması halinde bunun, Genelkurmay Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nca oluşturulacak bir çalışma grubu tarafından yapılabileceği değerlendirilmektedir." 
<br />
<br />"AÇIKÇA KONUŞULMAMASI SORUN OLMADIĞI ANLAMINA GELMEZ"
<br />
<br />İçişleri müfettişlerinin hazırladığı raporda, EMASYA protokolünden duyulan rahatsızlık ise açıkça ifade ediliyor. 
<br />
<br />Raporda, "Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarla, kentlerde yaşayan vatandaşların iç güvenlik hizmetlerini neredeyse birbiriyle hiçbir benzerliği olmayan farklı iki kurumdan (Emniyet-Jandarma) alıyor olmalarının mantıklı bir izahı yapılamamaktadır. Kurumsal ve mesleki taassupların bir yana bırakılarak iç güvenlik hizmetlerinin İçişleri Bakanlığı'na bağlı tarihi geçmişi ve birikimi olan polis, jandarma ve sahil güvenlik birimleri tarafından başka bir müdahaleye gerek kalmaksızın aynı şartlarla yürütülmesinin sağlanması konusunda gerekli yasal altyapı oluşturulmalıdır. "görüşüne yer verilirken, "Bu alandaki konuların açıkça konuşulamıyor, tartışılamıyor olmasının sorun olmadığı manasında yorumlanmaması gerektiği, sivil, askeri ve siyasi otoritelerin bir araya gelerek iç güvenlikle ilgili sorunları ayrıntılı olarak masaya yatırması gerektiği, AB uyum sürecine uygun tedbirlerin gecikmeksizin alınması gerektiği değerlendirilmektedir. Tüm bunların dışında; olağanüstü ve sıkıyönetim dönemleri hariç, olağan dönemlerde, iç güvenlik konusunda ülkenin bir yöresinde veya tamamında sürekli veya geçici olarak Genelkurmay Başkanlığının veya Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın doğrudan görev üstlenmesi gerektiği konusunda bir zorunluluk ve/veya siyasi irade varsa, yasa koyucunun bu yönde hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde Kanuni bir düzenleme yapmasının da bu konudaki tartışmaları ve çekişmeleri ortadan kaldırmak açısından yararlı olacağı değerlendirilmektedir." değerlendirmesi yapılıyor. 
<br />
<br />MÜFETTİŞTEN MÜSTEŞARA CİDDİ SUÇLAMA: İTİRAZ ETMEDEN İMZALAMIŞ 
<br />
<br />Bu arada protokolle ilgili hazırlanan araştırma raporunda dönemin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ününsan da ağır bir dille eleştiriliyor. 
<br />
<br />Bu durum rapora şöyle yansımış: "Bu protokolün 07.07.1997 tarihinde hangi şartlarda imzalandığı ayrı bir değerlendirme konusu olmakla birlikte, dönemin İçişleri Bakanlığı müsteşarının bu protokole itiraz etmeksizin imzalamış olması da İçişleri Bakanlığı ve mülki idare adına ciddi bir yanılgı olmuştur." 
<br />
<br />
<br />
<br />(CİHAN)<br />Kaynak : sondakika.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Balyoz darbe planında müdahale aracı olarak görüldüğü ortaya çıkan EMASYA direktifi ile ilgili tartışmalar devam ederken, protokolle ilgili yeni bilgiler ortaya çıkıyor. </p>
<p>Yıllardır devlet sırrı gibi saklanan protokol daha önce Genelkurmay ile İçişleri Bakanlığı arasında da ihtilaf konusu olmuş. İçişleri Bakanlığı&#8217;nın, 2005 yılında protokolün değiştirilmesi yönünde Genelkurmay Başkanlığı&#8217;na teklifte bulunduğu ancak Genelkurmay&#8217;ın terör olaylarını bahane göstererek bu talebi geri çevirdiği ortaya çıktı. </p>
<p>Bu durum mülkiye müfettişlerinin 27.02.2005 tarih ve 82/8 sayılı araştırma raporunda açıkça belertiliyor. 2 <span id="more-451"></span>8 Şubat muhtırasının ardından hazırlanan ve defalarca kapsamı genişletilerek bugüne gelen protokolün 5442 sayılı İl Kanunu&#8217;nun çizdiği sınıra aykırı olarak alan genişlemesi yapıldığı görüldüğü ifade ediliyor. </p>
<p>Yasanın uygulama esaslarını ayrıntılarıyla düzenlediği ve hakkında ayrıca herhangi bir düzenleyici işlem çıkarılmasına gerek görmediği bir ilde çıkan olaylar konusunda, kendiliğinden hareket edilerek başka bir düzenleme getirilmesinin yetki yönünden 5442 sayılı Kanun&#8217;un 11/D maddesine aykırı olduğu değerlendiriliyor.</p>
<p>KENDİLİĞİNDEN HARAKET VE EMİR KOMUTA KONUSU </p>
<p>27 maddelik protokolün en çok eleştirilen maddeleri ise EMASYA komutanlıklarının mülki amirlerin yardım talebi olmaksızın olaylara müdahale edebilmesine imkan veren 9. maddesi ile protokolde sivil ve askeri kuvvetler arasındaki emir ve komuta ilişkilerini düzenleyen 14. ve 16. madde hükümleri; sanki herhangi bir suretle askeri birliklerden yardım istenilmesi halinde, bölgede aynı konuda görev yapan polis ya da jandarma kuvvetlerinin vali tarafından askeri birliklerle ortak görev yapmak üzere görevlendirilip görevlendirilmediklerine bakılmaksızın otomatik olarak yardıma gelen askeri birlik komutanının emrine gireceği şeklinde düzenleyen maddeleri eleştiriliyor. </p>
<p>Raporun ilgili bölümü şöyle: &#8220;5442 sayılı Kanun&#8217;a yetki, şekil, konu ve maksat yönlerinden aykırı düşmekte, hatta bu yasanın getirdiği düzenlemeyi bütünüyle geçersiz kılmaktadır. Askeri birliklerin güvenlik kuvvetleriyle bastırılamayacak çaptaki olaylara müdahale etmelerinin, ancak valilerin yardım istemeleri durumunda söz konusu olabileceği 5442 Sayılı Yasa&#8217;nın 11/D fıkrasında herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak bir biçimde belirtilmiştir. Yine belli bir olaya müdahale konusunda askeri birliklerle polis ya da jandarma kuvvetlerinin birlikte görev yapıp yapmayacakları hususu valinin takdirinde olup, askeri ve sivil kuvvetlerin aynı olayla ilgili de olsa ayrı ayrı görevlendirilmeleri durumunda, polis veya jandarma güçlerinin kaçınılmaz olarak askeri birliğin komutasına girmesini öngören düzenlemeler 5442 sayılı Kanuna aykırı düşmektedir.&#8221; </p>
<p>Protokolle ayrıca iç güvenlikten birinci derecede sorumlu olan İçişleri Bakanlığı&#8217;nı bir tarafa bırakılarak, hükümeti bilgilendirme görevini Genelkurmay Başkanlığı İç Güvenlik Harekat Merkezi&#8217;ne verilmesinin İçişleri Bakanlığı&#8217;nın dışlanması anlamına geldiği belirtiliyor. </p>
<p>GENELKURMAY TALEBİ REDDETMİŞ </p>
<p>Raporda, uyulamadan duyulan rahatsızlık nedeniyle İçişleri Bakanlığı Genelkurmay&#8217;dan protokolün değiştirilmesini istiyor. Yeni esasları düzenleyen taslak bir metin görüş ve değerlendirmelerinin alınması amacıyla 04.03.2005 gün ve 1348 sayılı yazıyla Genelkurmay Başkanlığı&#8217;na gönderiliyor. Ancak Genelkurmay Başkanlığı, 8 buçuk ay sonra 21.11.2005 gün ve 3631178 sayılı cevabi yazısında terörü bahane ederek teklifi geri çeviriyor: &#8220;Gerek hazırlanış tekniği gerekse içerdiği ayrıntılar nedeniyle, yürürlükteki protokolün, Kanunun öngördüğü amaca daha fazla hizmet ettiği, buna karşılık yeni taslağın bu açıdan yeterli olmadığı kıymetlendirilmektedir EMASYA direktifinde askeri birlikler ile mülki makamlar ve kolluk kuvvetleri arasındaki işbirliği ve koordinasyon hususlarına daha fazla açıklık getirilmiştir. Ayrıca, <u>PKK</u> terör örgütünün, yurt içindeki terörist sayısında ve eylemlerindeki artış ile terör örgütü yandaşlarınca düzenlenen son zamanlardaki kanunsuz gösterilerde yaşanan olaylar dikkate alındığında, önümüzdeki günlerde, güvenlik güçlerinin toplumsal olaylar ve terör olayları ile daha sık karşılaşılabileceği kıymetlendirilmektedir. Bu gerekçelerle; etkin olarak uygulanan ve bu güne kadar herhangi bir sıkıntı ile karşılaşılmayan 1997 tarihli Protokolün, bu aşamada değiştirilmesinin gerekli olmadığı, ileride terörün gündemden çıkması durumunda, Protokolün güncellenmesine ihtiyaç duyulması halinde bunun, Genelkurmay Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı&#8217;nca oluşturulacak bir çalışma grubu tarafından yapılabileceği değerlendirilmektedir.&#8221; </p>
<p>&#8220;AÇIKÇA KONUŞULMAMASI SORUN OLMADIĞI ANLAMINA GELMEZ&#8221;</p>
<p>İçişleri müfettişlerinin hazırladığı raporda, EMASYA protokolünden duyulan rahatsızlık ise açıkça ifade ediliyor. </p>
<p>Raporda, &#8220;Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarla, kentlerde yaşayan vatandaşların iç güvenlik hizmetlerini neredeyse birbiriyle hiçbir benzerliği olmayan farklı iki kurumdan (Emniyet-Jandarma) alıyor olmalarının mantıklı bir izahı yapılamamaktadır. Kurumsal ve mesleki taassupların bir yana bırakılarak iç güvenlik hizmetlerinin İçişleri Bakanlığı&#8217;na bağlı tarihi geçmişi ve birikimi olan polis, jandarma ve sahil güvenlik birimleri tarafından başka bir müdahaleye gerek kalmaksızın aynı şartlarla yürütülmesinin sağlanması konusunda gerekli yasal altyapı oluşturulmalıdır. &#8220;görüşüne yer verilirken, &#8220;Bu alandaki konuların açıkça konuşulamıyor, tartışılamıyor olmasının sorun olmadığı manasında yorumlanmaması gerektiği, sivil, askeri ve siyasi otoritelerin bir araya gelerek iç güvenlikle ilgili sorunları ayrıntılı olarak masaya yatırması gerektiği, AB uyum sürecine uygun tedbirlerin gecikmeksizin alınması gerektiği değerlendirilmektedir. Tüm bunların dışında; olağanüstü ve sıkıyönetim dönemleri hariç, olağan dönemlerde, iç güvenlik konusunda ülkenin bir yöresinde veya tamamında sürekli veya geçici olarak Genelkurmay Başkanlığının veya Kara Kuvvetleri Komutanlığı&#8217;nın doğrudan görev üstlenmesi gerektiği konusunda bir zorunluluk ve/veya siyasi irade varsa, yasa koyucunun bu yönde hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde Kanuni bir düzenleme yapmasının da bu konudaki tartışmaları ve çekişmeleri ortadan kaldırmak açısından yararlı olacağı değerlendirilmektedir.&#8221; değerlendirmesi yapılıyor. </p>
<p>MÜFETTİŞTEN MÜSTEŞARA CİDDİ SUÇLAMA: İTİRAZ ETMEDEN İMZALAMIŞ </p>
<p>Bu arada protokolle ilgili hazırlanan araştırma raporunda dönemin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ününsan da ağır bir dille eleştiriliyor. </p>
<p>Bu durum rapora şöyle yansımış: &#8220;Bu protokolün 07.07.1997 tarihinde hangi şartlarda imzalandığı ayrı bir değerlendirme konusu olmakla birlikte, dönemin İçişleri Bakanlığı müsteşarının bu protokole itiraz etmeksizin imzalamış olması da İçişleri Bakanlığı ve mülki idare adına ciddi bir yanılgı olmuştur.&#8221; </p>
<p>(CİHAN)<br />Kaynak : sondakika.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.911aramakurtarma.org/genelkurmay-icisleri-bakanliginin-emasya-ile-ilgili-degisiklik-teklifini-kabul-etmemis-Ozel.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>4 Gencin Öldüğü Kazayla İlgili Hazırlanan Bilirkişi Raporuna İtiraz Edildi</title>
		<link>http://www.911aramakurtarma.org/4-gencin-Oldugu-kazayla-ilgili-hazirlanan-bilirkisi-raporuna-itiraz-edildi.html</link>
		<comments>http://www.911aramakurtarma.org/4-gencin-Oldugu-kazayla-ilgili-hazirlanan-bilirkisi-raporuna-itiraz-edildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 06:38:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilirkişi]]></category>
		<category><![CDATA[Edildi]]></category>
		<category><![CDATA[Gencin]]></category>
		<category><![CDATA[Hazırlanan]]></category>
		<category><![CDATA[İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[İtiraz]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu-sen]]></category>
		<category><![CDATA[Kazayla]]></category>
		<category><![CDATA[Olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[Raporuna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.911aramakurtarma.org//?p=384</guid>
		<description><![CDATA[İzmir'in Konak ilçesi Çınarlı semtinde otomobilin otobüsün altında sürüklenmesi sonucu meydana gelen ve 4 gencin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasıyla ilgili bilirkişi raporu tamamlandı ve olay yeri keşfi de yapıldı. Raporda asli kusurlu olarak gençler gösterildi. Otobüs sürücüsü ise tali kusurlu olarak tanımlandı. Çocuklarını trafik kazasında kaybeden ailelerin avukatı Ramazan Taşkın, rapora itiraz edeceklerini söyledi.
<br />
<br />İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Adli Bilirkişi olarak tayin edilen Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru tarafından hazırlanan raporda, otomobilde bulunan gençler asli, otobüs sürücüs]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;in Konak ilçesi Çınarlı semtinde otomobilin otobüsün altında sürüklenmesi sonucu meydana gelen ve 4 gencin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasıyla ilgili bilirkişi raporu tamamlandı ve olay yeri keşfi de yapıldı. Raporda asli kusurlu olarak gençler gösterildi. Otobüs sürücüsü ise tali kusurlu olarak tanımlandı. Çocuklarını trafik kazasında kaybeden ailelerin avukatı Ramazan Taşkın, rapora itiraz edeceklerini söyledi.</p>
<p>İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Adli Bilirkişi olarak tayin edilen Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü&#8217;nde görevli polis memuru tarafından hazırlanan raporda, otomobilde bulunan gençler asli, otobüs sürücüs</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.911aramakurtarma.org/4-gencin-Oldugu-kazayla-ilgili-hazirlanan-bilirkisi-raporuna-itiraz-edildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Minik Ebru&#8217;nun Ölümüyle İlgili Adliyeye Sevkedilen 6 Kişi Serbest Kaldı</title>
		<link>http://www.911aramakurtarma.org/minik-ebrunun-Olumuyle-ilgili-adliyeye-sevkedilen-6-kisi-serbest-kaldi.html</link>
		<comments>http://www.911aramakurtarma.org/minik-ebrunun-Olumuyle-ilgili-adliyeye-sevkedilen-6-kisi-serbest-kaldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 17:02:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adliyeye]]></category>
		<category><![CDATA[İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[Kaldı]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu-sen]]></category>
		<category><![CDATA[Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[Minik]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümüyle]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest]]></category>
		<category><![CDATA[Sevkedilen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.911aramakurtarma.org//?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Orhaniye köyünde kaybolduktan sonra ölü olarak bulunan 2 yaşındaki Ebru Çakaloğlu'nun ölümüyle ilgili adliyeye sevk edilen 6 kişi serbest bırakıldı. 
<br />
<br />Edinilen bilgiye göre, Ebru Çakaloğlu'nun ölü bulunmasının ardından Karacabey Cumhuriyet  Başsavcılığı tarafnıdan başlatılan soruşturma kapsamında, minik Ebru'nun babası Güven Çakaloğlu, annesi Pakize Çakaloğlu, dedesi Dursun Diken ile <u>Ali Kaya</u>, Nazmi Esen ve Celil Satır bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi. Cumhuriyet savcısına ifade veren 6 kişi serbest bırakıldı. (CİHAN) <!--more--><br />Kaynak : sondakika.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa&#8217;nın Karacabey ilçesine bağlı Orhaniye köyünde kaybolduktan sonra ölü olarak bulunan 2 yaşındaki Ebru Çakaloğlu&#8217;nun ölümüyle ilgili adliyeye sevk edilen 6 kişi serbest bırakıldı. </p>
<p>Edinilen bilgiye göre, Ebru Çakaloğlu&#8217;nun ölü bulunmasının ardından Karacabey Cumhuriyet  Başsavcılığı tarafnıdan başlatılan soruşturma kapsamında, minik Ebru&#8217;nun babası Güven Çakaloğlu, annesi Pakize Çakaloğlu, dedesi Dursun Diken ile <u>Ali Kaya</u>, Nazmi Esen ve Celil Satır bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi. Cumhuriyet savcısına ifade veren 6 kişi serbest bırakıldı. (CİHAN) <span id="more-357"></span><br />Kaynak : sondakika.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.911aramakurtarma.org/minik-ebrunun-Olumuyle-ilgili-adliyeye-sevkedilen-6-kisi-serbest-kaldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dayanıksız Yapılarla İlgili Çalışma Başlattık</title>
		<link>http://www.911aramakurtarma.org/dayaniksiz-yapilarla-ilgili-calisma-baslattik.html</link>
		<comments>http://www.911aramakurtarma.org/dayaniksiz-yapilarla-ilgili-calisma-baslattik.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 00:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başlattık]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanıksız]]></category>
		<category><![CDATA[İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu-sen]]></category>
		<category><![CDATA[Yapılarla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.911aramakurtarma.org//?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, kaçak ve ruhsata aykırı, depreme ve afetlere dayanıksız yapılarla ilgili envanter çalışmasını başlattıklarını söyledi. 
<br />
<br /> Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının bütçesinin görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Demir, yabancı gerçek ve tüzel kişilerin mülk edinimi konusunda bilgi verdi. Demir, bugün itibariyle 97 bin 192 kişinin 87 bin 69 gayrimenkul edindiğini belirterek, bu alanların yüzölçümünün 58 milyon 915 bin 203 metrekare olduğunu bildirdi. Yabancı tüzel kişilerin ve şirketlerin, özel kanunlar dışında taşınmaz edinemeyeceklerine işaret eden Demir, ''Mard <!--more-->in, Kilis ve Hatay'daki edinimler, yüzde 10'u aştığı için, yabancıların mülk alması Bakanlar Kurulunca yasaklanmıştır'' dedi. 
<br />
<br /> Tapu Sicil Müdürlüklerinin hizmetleri konusunda kamuoyundaki olumsuz düşünceler olduğu eleştirilerine karşı Demir, ''Bağımsız bir kuruluşa yaptırılan anket çalışması var önümüzde. Orada, yüzde 80'in üzerinde bir memnuniyeti görüyoruz. Fakat bu yüzde 80 memnuniyetin yüzde 50'sine yakınında bir fululuk var. Şikayetçi değil ama bilinçaltında tapu sicil müdürlükleriyle ilgili olumsuz ifadelerin fazla olmasından kaynaklanan bir durum var'' diye konuştu. 
<br />
<br /> Yoğun iş hacmi, özveri ve başarıyla çalışan tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinde çalışanlara haksızlık yapıldığını ifade eden Demir, ''Dünyada tapu tesciline sabah başvurup öğleden sonra veren çok az ülke bulunduğunu'' söyledi. 
<br />
<br /> Tapu Sicil Müdürlüklerini, hem kalite hem dizayn hem de hizmet açısından  ''Bir banka şubesinden geri olmayacak şekilde'' yeniden düzenleyeceklerini anlatan Demir, bunu ülke genelinde yapacaklarını ifade etti. Demir, yüksek katlarda bulunan tapu sicil müdürlüklerini de vatandaşların rahatlıkla girebileceği şekle getireceklerini kaydetti. 
<br />
<br /> Bakanlık Teşkilat Kanunu ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğine işaret eden Demir, plan yetkilerinin bakanlığa verilmesini öngördüklerini, ayrıca halen Çevre ve Orman Bakanlığı yetkisinde olan 1/100000 ölçekli çevre düzenleme yetkisinin de kendilerinde olması gerektiğini belirtti. 
<br />
<br /> Demir, ''Yerel yönetimlerin plan yetkisinde, denetim ve strateji üretimi anlamında mutlaka bakanlık etkili olmalı. Yerel yetkiyi kısarak değil, mümkünse katılımcılığı artırarak takip etmek gerekir. Bakanlığın bizzat denetlemesi gerektiğine inanıyorum. Tüm yapım sürecinin, malzeme üretimi ve kullanımı da dahil olmak üzere Bakanlığımız tarafından denetlenmesi, dizayn edilmesi gerekiyor. Bunu teşkilat yasamıza da yansıtıyoruz'' diye konuştu. 
<br />
<br /> 
<br />
<br /> -KAÇAK VE RUHSATA AYKIRI YAPILAR-
<br />
<br /> 
<br />
<br /> Bakan Demir, Afet Acil Yönetim Başkanlığı oluştuğunu ve Başbakanlığa bağlandığını hatırlatarak, şöyle konuştu:
<br />
<br /> ''Afet olduğunda, afete müdahale, afet sonrası iş ve işlemlerle ilgili doğru bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Ama bizde geçmiş eksiklik ve aksaklıklardan kaynaklanan, hem kentler hem de kırsaldaki afete dayanıksız yapılarla ilgili bütün çalışmaların Bakanlığımız tarafından yürütülmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu başkanlığın bizzat geniş teşkilat ağı ve bu konuda yeteri kadar yeteneği olamayacağı için ancak ilgili Bakanlıklar aracılığıyla, bizim, kaçak ruhsata aykırı ve afete dayanıksız tespit edilen yapı stokunun ya dönüşüm ya da yıkılması gerekir. Bu da ancak bu bakanlıkça yürütülebilir. Yeni Teşkilat Yasamızda da bununla ilgili düzenlemeler gelecek. Ama bugün için yetkimizde olan, özellikle kaçak ve ruhsata aykırı, depreme ve afetlere dayanıksız yapılarla ilgili yapı envanter çalışmasını başlattık. Kırsalda ve kentte her türlü yapının tespitini yapacağız.''
<br />
<br /> Demir, kaçak yapıya katkı sağlayan kamu yetkililerinin yanı sıra bunlara malzeme taşıyanlara da ciddi müeyyide getirileceğini söyledi. Yabancı ülkelerde ''kaçak yapı'' tabiri bulunmadığını belirten Demir, ''Kaçak yapılar için çok bedel ödüyoruz. Bunun önüne geçmek ancak tavizsiz, sağlıklı ve etkin düzenlemelerle mümkündür. Bakanlık bu konuda üzerine düşeni yapıyor ama yetkileri yeterli değil. Gerekli yasalar çıktığında ve halkın da desteğini aldığımızda kaçak, güvensiz ve sağlıksız yapılardan da kurtulmuş olacağız'' dedi.   
<br />
<br />     
<br />
<br /> -''GİRESUN'' TARTIŞMASI-
<br />
<br /> 
<br />
<br /> Komisyonda, Bakan Demir ile CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi arasında ''Giresun'' tartışması yaşandı. 
<br />
<br /> Bakan olarak meydana gelen tüm afet bölgelerine 24 saat içinde ulaştığını belirten Demir, ''Afetlerde hem kurtarma, hasar giderme ve hayatı normale döndürme çalışmaları etkin şekilde yapıldı. Can kayıplarımız oldu. Telafisi mümkün olmayan can kaybıdır. Tüm afet bölgelerinde, yüzde 95'in üzerinde hayat normale döndürüldü'' dedi. 
<br />
<br /> Giresun Belediyesi ve diğer belediyelerin hasar tespitlerinin ellerinde mevcut olduğunu kaydeden Demir, ''Hasar tespitleri Giresun'dan daha az olup, Giresun'dan daha fazla afet acil yardımı alan bir tane belediye yok'' diye konuştu. 
<br />
<br /> Demir'in ''Giresun'da afet acil ödeneğini siyasi olarak kullanmamız asla söz konusu değil'' demesi üzerine, CHP'li Hamzaçebi karşı çıkarak, ''Bu konuda çok açık ve net siyaset yapıyorsunuz. Buna şu anda devam ediyorsunuz'' dedi. 
<br />
<br /> Hamzaçebi, nüfusu 23 binden az olan 3 belediyeye 150'şer bin lira yardım yapılırken, nüfusu 100 binden fazla olan Giresun Belediyesine 200 bin lira yardım yapıldığını belirterek, ''Bu yardımlar üzerinden politika yapıyorsunuz. Oradaki insanların hayatını hiçe sayıyorsunuz. Çünkü Giresun Belediyesi, CHP'li...Size bu ithamı yöneltiyorum. Gönderdiğiniz para, Giresun Belediyesinin, İzmir ve diğer yerlerden gelen iş makinalarının mazot parasını bile karşılamaya yetmez'' diye konuştu. 
<br />
<br /> AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar'ın ''Sayın Bakan kişisel inisiyatifinizle mi para gönderiyorsunuz?'' sorusuna Bakan Demir ''hayır'' derken, Hamzaçebi, ''Aynen öyle'' karşılığını verdi.<br />Kaynak : sondakika.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, kaçak ve ruhsata aykırı, depreme ve afetlere dayanıksız yapılarla ilgili envanter çalışmasını başlattıklarını söyledi. </p>
<p> Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının bütçesinin görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Demir, yabancı gerçek ve tüzel kişilerin mülk edinimi konusunda bilgi verdi. Demir, bugün itibariyle 97 bin 192 kişinin 87 bin 69 gayrimenkul edindiğini belirterek, bu alanların yüzölçümünün 58 milyon 915 bin 203 metrekare olduğunu bildirdi. Yabancı tüzel kişilerin ve şirketlerin, özel kanunlar dışında taşınmaz edinemeyeceklerine işaret eden Demir, &#8221;Mard <span id="more-17"></span>in, Kilis ve Hatay&#8217;daki edinimler, yüzde 10&#8242;u aştığı için, yabancıların mülk alması Bakanlar Kurulunca yasaklanmıştır&#8221; dedi. </p>
<p> Tapu Sicil Müdürlüklerinin hizmetleri konusunda kamuoyundaki olumsuz düşünceler olduğu eleştirilerine karşı Demir, &#8221;Bağımsız bir kuruluşa yaptırılan anket çalışması var önümüzde. Orada, yüzde 80&#8242;in üzerinde bir memnuniyeti görüyoruz. Fakat bu yüzde 80 memnuniyetin yüzde 50&#8242;sine yakınında bir fululuk var. Şikayetçi değil ama bilinçaltında tapu sicil müdürlükleriyle ilgili olumsuz ifadelerin fazla olmasından kaynaklanan bir durum var&#8221; diye konuştu. </p>
<p> Yoğun iş hacmi, özveri ve başarıyla çalışan tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinde çalışanlara haksızlık yapıldığını ifade eden Demir, &#8221;Dünyada tapu tesciline sabah başvurup öğleden sonra veren çok az ülke bulunduğunu&#8221; söyledi. </p>
<p> Tapu Sicil Müdürlüklerini, hem kalite hem dizayn hem de hizmet açısından  &#8221;Bir banka şubesinden geri olmayacak şekilde&#8221; yeniden düzenleyeceklerini anlatan Demir, bunu ülke genelinde yapacaklarını ifade etti. Demir, yüksek katlarda bulunan tapu sicil müdürlüklerini de vatandaşların rahatlıkla girebileceği şekle getireceklerini kaydetti. </p>
<p> Bakanlık Teşkilat Kanunu ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğine işaret eden Demir, plan yetkilerinin bakanlığa verilmesini öngördüklerini, ayrıca halen Çevre ve Orman Bakanlığı yetkisinde olan 1/100000 ölçekli çevre düzenleme yetkisinin de kendilerinde olması gerektiğini belirtti. </p>
<p> Demir, &#8221;Yerel yönetimlerin plan yetkisinde, denetim ve strateji üretimi anlamında mutlaka bakanlık etkili olmalı. Yerel yetkiyi kısarak değil, mümkünse katılımcılığı artırarak takip etmek gerekir. Bakanlığın bizzat denetlemesi gerektiğine inanıyorum. Tüm yapım sürecinin, malzeme üretimi ve kullanımı da dahil olmak üzere Bakanlığımız tarafından denetlenmesi, dizayn edilmesi gerekiyor. Bunu teşkilat yasamıza da yansıtıyoruz&#8221; diye konuştu. </p>
<p> -KAÇAK VE RUHSATA AYKIRI YAPILAR-</p>
<p> Bakan Demir, Afet Acil Yönetim Başkanlığı oluştuğunu ve Başbakanlığa bağlandığını hatırlatarak, şöyle konuştu:</p>
<p> &#8221;Afet olduğunda, afete müdahale, afet sonrası iş ve işlemlerle ilgili doğru bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Ama bizde geçmiş eksiklik ve aksaklıklardan kaynaklanan, hem kentler hem de kırsaldaki afete dayanıksız yapılarla ilgili bütün çalışmaların Bakanlığımız tarafından yürütülmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu başkanlığın bizzat geniş teşkilat ağı ve bu konuda yeteri kadar yeteneği olamayacağı için ancak ilgili Bakanlıklar aracılığıyla, bizim, kaçak ruhsata aykırı ve afete dayanıksız tespit edilen yapı stokunun ya dönüşüm ya da yıkılması gerekir. Bu da ancak bu bakanlıkça yürütülebilir. Yeni Teşkilat Yasamızda da bununla ilgili düzenlemeler gelecek. Ama bugün için yetkimizde olan, özellikle kaçak ve ruhsata aykırı, depreme ve afetlere dayanıksız yapılarla ilgili yapı envanter çalışmasını başlattık. Kırsalda ve kentte her türlü yapının tespitini yapacağız.&#8221;</p>
<p> Demir, kaçak yapıya katkı sağlayan kamu yetkililerinin yanı sıra bunlara malzeme taşıyanlara da ciddi müeyyide getirileceğini söyledi. Yabancı ülkelerde &#8221;kaçak yapı&#8221; tabiri bulunmadığını belirten Demir, &#8221;Kaçak yapılar için çok bedel ödüyoruz. Bunun önüne geçmek ancak tavizsiz, sağlıklı ve etkin düzenlemelerle mümkündür. Bakanlık bu konuda üzerine düşeni yapıyor ama yetkileri yeterli değil. Gerekli yasalar çıktığında ve halkın da desteğini aldığımızda kaçak, güvensiz ve sağlıksız yapılardan da kurtulmuş olacağız&#8221; dedi.   </p>
<p> -&#8221;GİRESUN&#8221; TARTIŞMASI-</p>
<p> Komisyonda, Bakan Demir ile CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi arasında &#8221;Giresun&#8221; tartışması yaşandı. </p>
<p> Bakan olarak meydana gelen tüm afet bölgelerine 24 saat içinde ulaştığını belirten Demir, &#8221;Afetlerde hem kurtarma, hasar giderme ve hayatı normale döndürme çalışmaları etkin şekilde yapıldı. Can kayıplarımız oldu. Telafisi mümkün olmayan can kaybıdır. Tüm afet bölgelerinde, yüzde 95&#8242;in üzerinde hayat normale döndürüldü&#8221; dedi. </p>
<p> Giresun Belediyesi ve diğer belediyelerin hasar tespitlerinin ellerinde mevcut olduğunu kaydeden Demir, &#8221;Hasar tespitleri Giresun&#8217;dan daha az olup, Giresun&#8217;dan daha fazla afet acil yardımı alan bir tane belediye yok&#8221; diye konuştu. </p>
<p> Demir&#8217;in &#8221;Giresun&#8217;da afet acil ödeneğini siyasi olarak kullanmamız asla söz konusu değil&#8221; demesi üzerine, CHP&#8217;li Hamzaçebi karşı çıkarak, &#8221;Bu konuda çok açık ve net siyaset yapıyorsunuz. Buna şu anda devam ediyorsunuz&#8221; dedi. </p>
<p> Hamzaçebi, nüfusu 23 binden az olan 3 belediyeye 150&#8242;şer bin lira yardım yapılırken, nüfusu 100 binden fazla olan Giresun Belediyesine 200 bin lira yardım yapıldığını belirterek, &#8221;Bu yardımlar üzerinden politika yapıyorsunuz. Oradaki insanların hayatını hiçe sayıyorsunuz. Çünkü Giresun Belediyesi, CHP&#8217;li&#8230;Size bu ithamı yöneltiyorum. Gönderdiğiniz para, Giresun Belediyesinin, İzmir ve diğer yerlerden gelen iş makinalarının mazot parasını bile karşılamaya yetmez&#8221; diye konuştu. </p>
<p> AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar&#8217;ın &#8221;Sayın Bakan kişisel inisiyatifinizle mi para gönderiyorsunuz?&#8221; sorusuna Bakan Demir &#8221;hayır&#8221; derken, Hamzaçebi, &#8221;Aynen öyle&#8221; karşılığını verdi.<br />Kaynak : sondakika.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.911aramakurtarma.org/dayaniksiz-yapilarla-ilgili-calisma-baslattik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk
Page Caching using disk (enhanced)

Served from: www.911aramakurtarma.org @ 2010-07-31 22:04:45 -->